11 Haziran 2015 Perşembe

VATANDAŞ YİNE ÜZÜLECEK; Abdullah Çağrı ELGÜN

VATANDAŞ YİNE ÜZÜLECEK
                                   Abdullah Çağrı ELGÜN
             Seçimler yapıldı, vatandaşın tercihi belli oldu. Sıra hükümetin kurulmasına geldi… 
Neler olacak, neler olmayacak senaryolarından benim aklıma gelen, bugüne kadar söylenmemiş ve hiçbir şekilde telaffuz edilmemiş bir öngörü; ve nihayet seçmenleri de kızdıracak bir senaryo ortaya çıktı…
CHP’nin eski başkanı Sn. Deniz BAYKAL’ı Başbakan değil; ama Cumhurbaşkanının çağırması ile belli oldu ki iktidarın, elindeki gücü, asla bırakmak istemeyen Sn. Cumhurbaşkanı, bütün zekasını kullanarak Sn. Deniz BAYKAL ile anlaştı.
Başbakan değil; ama Cumhurbaşkanı Sn. Deniz BAYKAL ile anlaştı. CHP’nin içinden istifa ettirilerek ayrılacak 30-35 milletvekili Sn. Deniz BAYKAL başkanlığında kurulacak bağımsızlar topluluğunda partileşerek AKP ile yeni hükümeti oluşturacaklardır…
İki yıl kadar götürülecek bu hükümet, daha sonra ortağını da sallayıp atarak  sonraki dönemde tek başına hükümet olmak üzere seçime gidecek.
Tarih tekerrür ediyor.
Vatandaş yine üzülecek…
            Beylikler döneminde, Selçuklular döneminde ve 14 Mayıs 1950’den 27 Mayıs 1960 kadar geçen dönemde geçen ve ibretle izlenen tarih tekerrür ediyor.
Sn. Rahmetli Adnan MENDERES, milletvekilleri ile bulunduğu uçakta arkadaşlarının ölmesine rağmen Allah’ın bir lütfu olarak uçaktan sapa sağlam çıkmıştı. Bunu büyük nümayişler ve alkışlar arasında ona taparcasına karşılayan vatandaştan biri oğlunu kurban etmek üzere yere yatırmış; ve: “Bu oğlum yoluna kurban olsun Menderes!..”  diye yere haykırarak bıçağına davranmıştı…
            Beş ay sonra Sn. Rahmetli Menderes, Hasan Polatkan, Rüştü ZORLU ile birlikte Darağacından kurtulamamış. Vatandaş bu derece sevdiği Sn. Rahmetli Menderes için sadece gözyaşı dökmekten öte bir şey yapmamıştı…
Kırşehir Milletvekili Osman BÖLÜKBAŞI  seçim kazandığında Kırşehir ilçe yapılıyor, Menderes kazandığında tekrar il olurdu. Birkaç kez tekrar eden bu garip olaydan millet büyük dersler almamış.
Tarih tekerrür ediyor.
Vatandaş üzülecek…
            Uzak görüşlülüğümüz doğru çıkarsa Milleti on üç yıl (13) idare ettin bundan sonra biraz dinlen dediği AKP hükümeti koltuğu bırakmak istemiyor…
Hem başbakanı hem de başkanlık sistemini getirmek isteyen Cumhurbaşkanın kürsü konuşmalarında bu anlaşılmaktadır.
AKP:  ANAP, CHP ve MHP’ koalisyon hükümetlerinin başakları harmanlayıp, buğdayları çuvallara ağzına kadar doldurup bıraktığı hükümetin hazinesini doldurdular.
 Sn. Devlet Bahçeli’nin (CHP ANAP ve MHP Koalisyon)  Hükümetini yıkmak için girişimde bulunan: İsmail Cem ve Dervişi YILMAZ’ın ayrılıp yeni bir parti kurmak istemelerini dillendirmesi sebebiyle, bundan rahatsız olan sn. Devlet BAHÇELİ’nin erken seçim istemesi ve bu seçimde koalisyon partilerinin mağlup olmaları, milleti muhafetsiz on üç  (13) yıl AKP’ye mecbur bıraktı…
Koalisyon Partileri, elleri ile biriktirip tasarruf ettiği paraları harcama fırsatı bulamadan, Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi toz olup uçarken, Milliyetçi Hareket Partisi de barajın altında kalarak halktan tokat yediler.
Tarih tekerrür ediyor.
Vatandaş üzülecek…
Yeni parti AKP, iktidarı ele aldığında Koalisyon hükümetinin (Mesut YILMAZ, Bülent ECEVİT ve Devlet BAHÇELİ)’nin ağzına kadar doldurup  bıraktığı devlet hazinesinin üzerine kondu… (18.6 milyar $’dan Ocak sonunda 20 milyar $’a yükseldi ve hükümet ocak ayında 424 milyon $’lık dış borç servisini zorlanmadan yaptı. Tasarrufu Teşfik  Fonu: 35. Milyar Dolar, Fakir ve Fukara Fonu: 45 Milyar dolar, Hazine dolu…vb.)
Hazinedeki bu paraların AKP’nin eliyle halka dağıtılması piyasaları canlandırdı
Gelinen noktada AKP’nin ilk altı yılda yaptığı yatırımlar, otoyollar, köprüler barajlar, tüneller göz kamaştırıcı ve heyecan vericiydi.
Paradan altı sıfırın atılması karakolların şeffaflaştırılması, adalet siztemi, basın yayın özgürlüğü, düşünce özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, çok iyi gelişmeler, derken…  Büyük hayranlık toplayarak ikinci seçimi de ülkede yaşayan her iki kişiden birinin oyunu alarak daha büyük bir güçle gelmesi yönetenleri zafer sorhoşluğuna sevketti… Üçüncü seçim ise yine büyük çoğunlukla alınarak iyice çılgınlaştırdı.  İşte ne oldu ise bu üçüncü seçim sonucunda oldu…
Tarih tekerrür ediyor.
Vatandaş üzülecek…
            Her şeyi millet adına yapacak olanlar milleti azarlar hale geldi. Yandaşlık diye bir şey türedi. Vekillerin çocukları büyüklerinden aldıkları güç ile ülkenin arsalarını parselleme, ormanını yağmalamağa, köklü kuruluşlarını ucuz paralarla yandaşlara satmağa ve buralardan yüzde almağa başladılar. Milletin asıl çocukları işsiz, üniversite mezunları aşsız, emekli, memur ve işçi yüzdelik zamlarla avutuldu…
Ağlayıp sızlayıp vekillere ve bakanlara dert yananlarla dalga geçildi…
(Ananı da al da git!  Bakara makara!  Bu milletin anasını avradını…vb.)
            Tefferruata ne gerek?..  Sonraki altı yıl; ve son dört yıl ise tam bir kabus…  
Tarih tekerrür ediyor.
Vatandaş yine üzülecek…
            Seçimler yapıldı, vatandaşın tercihi belli oldu. Sıra hükümetin kurulmasına geldi… Neler olacak, neler olmayacak senaryolarından benim aklıma gelen, bugüne kadar söylenmemiş ve hiçbir şekilde telaffuz edilmemiş bir öngörü; ve nihayet seçmenleri de kızdıracak bir senaryo ortaya çıktı…
CHP’nin eski başkanı Sn. Deniz BAYKAL’ı Başbakan değil; ama Cumhurbaşkanının çağırması ile belli oldu ki iktidarın, elindeki gücü, asla bırakmak istemeyen Sn. Cumhurbaşkanı, bütün zekasını kullanarak Sn. Deniz BAYKAL ile anlaştı.
Başbakan değil; ama Cumhurbaşkanı Sn. Deniz BAYKAL ile anlaştı. CHP’nin içinden istifa ettirilerek ayrılacak 30-35 milletvekili Sn. Deniz BAYKAL başkanlığında kurulacak bağımsızlar topluluğunda partileşerek AKP ile yeni hükümeti oluşturacaklardır…
Tarih tekerrür ediyor.
Vatandaş yine üzülecek…  
(Perşembe,11 Haziran 2015/Ankara)