5 Mart 2017 Pazar

BAŞKANLIK TUZAĞININ GERİSİNDEKİLER, Abdullah Çağrı ELGÜN

BAŞKANLIK TUZAĞININ GERİSİNDEKİLER

Abdullah Çağrı ELGÜN
YAPTIKLARIM YAPACAKLARIMIN DELİLİDİR.
Referandum bir ihtiyaçtan mı yoksa, yanlış olarak yapılan uygulamalar sebebiyle sorumluluklardan kurtulmak için mi ortaya çıktı? Bunu doğru tespit edebilmek için iktidarın on dört yıl içinde, ülkeye nereden nereye getirdiğine, bakalım. Vatandaşlarımızın huzur ve mutluluğuna, ülkedeki terör ve sükûnetin durumuna, şehit olmuş veya pisi pisine teröre kurban gitmiş şehirler ve masum vatandaşımızın sayısına, şehir ve köylerdeki halka bir bakalım…  
Askeri teşkilatımıza, Polis Teşkilatlarımıza, Sağlık Eğitim Enstitülerine, kapatılan Üniversitelerimize, buradaki envanterlerin nasıl ve nerede olduğuna, ülkedeki şehir ve köylerin içinin boş veya doluluğuna, insana nasıl değer verildiğine ve insanları köle tüccarları TAŞERONLUK, SÖZLEŞME sistemine mahkûm ederek hastalıklı, güvensiz bir toplum oluşturmak isteyip istemediklerine bakalım ve görelim… Getirilen sistemlerle Anadolu insanlarının çocuklarının sözleşmeli, taşeron kurum ve şirketlerin elinde asgari ücretli; dağlarda şehit, yandaşların çocuklarının on dört, on sekiz yaşında büyük şirketler sahibi iş adamı, tüccar; ve bakan olduklarını görmekteyiz… Azerbaycan Devlet Başkanının hanımı Başkan Yardımcısı olabilmiş ise REFERANDUM sonrasında da neler olacağını görmek için kahin olmaya gerek var mı?  İktidarın devlete bir hamle yaptırıp yaptırmadığına bakalım. Eğer bir hamle yaptırmış ise bu hamleleri yaparken devletin olmazsa olmaz dediğimiz kurumlarının, kimlere, niçin ÖZELLEŞTİRME adı ile yok fiyatına satıldığı ve bugün elimizde bizim diyeceğimiz ne kalmış olduklarına bakmak yeterli olacaktır. Geçmiş, geleceğimizi aydınlatan kılavuz fenerleridir. Geçmişe bakarak nasıl aldatılmış olduğumuzu, iktidar sahiplerinin de sık sık “Kandırıldık, Aldatıldık” sözleri geleceğimizin nasıl bir ipotek altında yeniden yeniden: “Kandırıldık, Aldatıldık” sözleri ile kandırılmak istendiğimizin birer belgesi ve delilidir. 

NİÇİN “EVET!” DİYECEKSİNİZ?
Vatandaşı hiçe sayarak: “Ananı da al da git!..” dedikleri için mi evet diyeceksiniz? Komisyon aldıkları kişilerden için:  “Onlar bizim kucağımıza gelip oturacaklar” dedikleri için mi evet diyeceksiniz?
Bu necip milletin “anasına avradına sövdürdükleri” için mi evet diyeceksiniz? Rüşvete, hırsızlığa, pirim verip paraları sıfırlayarak millet hakkını gasp ettikleri” için mi evet diyeceksiniz?
Vatanın yüzde 20‘lik toprağını İsrail’e, yüzde 25’luk toprağını Hollandalılara sattıkları için mi evet diyeceksiniz?
“Kürdistan özerktir, bayrağı da tanınır.” diyerek, tanınmamış bir topluluğa devlet muamelesi yaparak Kürdistan bayrağını göndere çektirdikleri için mi evet diyeceksiniz?
Vatanın en büyük gelir getiren Kurum ve Kuruluşlarını bina, arsa ve sahilleri ile birlikte özel teşebbüse sattıkları için mi evet diyeceksiniz?
Kışlanın içine girerek Türk Bayrağını indirmesine izin veren vatan hainlerine üç yıl boyunca seyirci kaldıkları için mi evet diyeceksiniz?
Teröristleri Habur Çadır Mahkemeleri kurarak serbest bıraktıkları için mi evet diyeceksiniz?
Okullarda ANDIMIZI kaldırdıkları için mi evet diyeceksiniz?
Kuvvetler ayrılığını unutup gücü milletten ve meclisin elinden almak istedikleri için mi evet diyeceksiniz?
Egemenlik kayıtsız, şartsız milletin elinden almak istedikleri için mi evet diyeceksiniz?
Kendi ismimiz nesebimiz, Türklüğü, ırkçılık olarak gösterip kitaplardan ve resmi yazılardan kaldırmak teşebbüsünde bulundukları için mi evet diyeceksiniz?,
İstiklâl Marşı’mız söylenirken ayağa kalkmadıkları için mi evet diyeceksiniz?
Milliyetçiliği ayaklar altına alarak milletle dalga geçtikleri için mi evet diyeceksiniz?
Millî Bayramlarımızın kutlanmasını ortadan kaldırdıkları için mi evet diyeceksiniz?
Atatürk’e aleni düşmanlık beslediklerinin bir belgesi olarak, otuz yakın “Atatürk Stadyumunun” adını,  uyduruk  ve yabancı isimlerle (Timsah Arena, Torku Arena, Es-Es Arena,Vodofone Arena) değiştirdikleri için mi evet diyeceksiniz?
BOP’un eş başkanlığını yürüttükleri için mi evet diyeceksiniz?
Kobani’yi terörist canilere teslim ettikleri için mi evet diyeceksiniz?
Çukurca, Silvan, Şırnak, Silopi’de çukurlara bomba döşettirenleri, üç yıl boyunca seyrederek masum vatandaşlarımızın baskı ve tehdit ile yalnızlaşarak, korkutulmaları ve teröristlerin her dediğini yapar hale getirilmeleri ile canından bezen yöre halkının, tasını tezgahını bırakarak, şehir ve köylerinden kaçmalarını izledikleri için mi evet diyeceksiniz?
Musul,  Kerkük,  Telefer,  Bayır,  Bucak Türkmenlerinden yüzlerce masum kardeşlerimizin katledilmesine yol verenlere ses çıkarmadıkları için mi evet diyeceksiniz?
Referanduma sokulan Anayasanın on üç maddesi tuzaklarla dolu olduğu için mi evet diyeceksiniz?
Yargıyı ortadan kaldırarak, parti devleti kurmak, rejim değişikliği ile millet iradesini ve meclis yetkisini yok sayan tek adamlık sistemini önümüze sürüp, dayattığı için mi evet diyeceksiniz?
Ülkemizi federasyonlara  taşıyan bir geçiş tuzağı olduğu için mi evet diyeceksiniz?
CNN’de konuşan akıllı kimseler Türkiye üzerinde yapacakları değişiklikleri çok güzel anlatmışlardı: Medyada dolaşan “Sadece Gerçekler” videosu bunu çok güzel açıklamaktadır.
Bülent ARINÇ:  “Saygı duruşu İstiklâl Marşı olmayabilir. Tam bir sessiz bir devrimdir. Bunu hiç de abartılı söylemiyorum. Biz ne yaptık değerli dostlar, Biz aslında Türkiye Cumhuriyeti Devletini kendisi ile hesaplaştırdık. Parti Heyeti Siyasî Heyeti adadan (İmralı, Öcalan’dan)  döndükten sonra İmralı dönüşü, açıklamalarını önemli ve doğrusu olumlu buluyoruz. Bunlar bizim de düşüncelerimiz; ve ifade ettiğim gibi tarifli somut ve sonuca götürücü olacak…” için mi evet diyeceksiniz?
Bu ülkenin adının “Türkiye” olması, belki yanlış bir şey. Anadolu Cumhuriyeti, Anadolu Halklar Cumhuriyeti olabilir.” dedikleri için mi evet diyeceksiniz?
“Türk Bayrağı” demeyi artık tartışmamız lazım. Herkesin aidiyet foyesi gibi bir sembolse, “Türkiye bayrağı” demeyi ben öngörüyorum; ya da Demirtaş’ın dediği gibi Devlet Bayrağı demeyi öngörüyorum.” dedikleri için mi evet diyeceksiniz?
Tayyip Erdoğan: “Kimse bizim karşımıza Türklük ile de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği ayakları altına almış bir iktidarız.” diyecek kadar cesur oldukları için mi evet diyeceksiniz?
Başdanışman İlknur ÇEVİK: PYD Kantonlarını tanımayı tolere edebiliriz.” dedikleri için “HAYIR!” diyorum; çünkü geçmişte yaşananlar, yapılanlar, referandum sonrası, nelerin yapılacağının delili ve belgesidir.
Rejim değişikliği yapmak istediğiniz için, on dört yıl yaptığınız dışlama, ayırma, bölme, ötekileştirdikleri için “HAYIR!” demek gerekli ve “HAYIR!” demek bir mecburiyet ve hayatiyettir…