14 Temmuz 2014 Pazartesi

BAKMAK ve GÖRMEK



BAKMAK ve GÖRMEK
 Abdullah Çağrı ELGÜN


Ankara Türkiye’nin başkenti. Bu ne demek? Bu aynı zamanda Ankara bir Avrupa Başkenti demek!..
Peki öyle mi?
Elbette hayır!
Yollara bakın, levhalara bakın, mekanların kurulduğu yerlere bakın, çoğunda bizi biz eden bir kültür, bize ait bir iz, bir tapu, bir mühür göremezsiniz…
Ankara Bakıyor…
Ankara Görmüyor!... 


Mithatpaşa  Caddesi üzerine kurulmuş öyle ucube köprüler var ki hiç kimse oradan geçmez… Sadece yolunu şaşırıp bir iki yabancı: “Dur, burada trafik yoğun, şu ucube neymiş oraya bakayım!” derse belki oradan geçer…
Çalakalem çizilmiş projeler, çalakalem verilmiş emekler; ve üzerlerinden hiç kimsenin geçmediği, geçmek istemediği, ucube köprüler…
Ankara’ya gelen yabancılar değil; fakat Ankara’nın yerlileri de çoğu kez Ankara merkezinde yer ve yönünü bulamaz.  Hangi sokağa girse birkaç kişiye yolu sorması gerekir. Tabii bilen çıkarsa… Ankara merkezinde iyi donatılmış bir levhalandırmaya rastlayamazsınız.
Örneğin: Kızılay Merkezden çıkıp İzmir Caddesi, Menekşe Sokak, Sümer Sokak, Fevziçakmak Sokak neresi? On kişiye sor, doğru cevap alamazsınız. Doğru cevabı, ancak taksicilerin de tecrübelileri size tarif edebilir; çünkü burada bir levhalandırma yoktur. Varsa da ya uydur gaydır levhalardır ya da bunlar sokakların en kuytu yerlerine görülmemesi için gizlenmiş olduğundan, onlara hemen rastlamanız mümkün olmaz. 

Ankara Bakıyor…
Ankara Görmüyor!...

Yüksel Caddesinden Meşrutiyet’e açılan birkaç kalabalık sokaklarda dahi (Karanfil, Selânik, İnkılap, Bayındır…vb)  levha aramanız hayal olur. Ankara’ya il dışı ve ülke dışından gelen, yerli yabancı misafir ve turistler, levhalara bakarak yolarını bulmak isteseler de beyhude yorulurlar..
Yollara bakın, levhalara bakın, mekanların kurulduğu yerlere bakın, çoğunda bizi biz eden bir kültür, bize ait bir iz, bir tapu, bir mühür göremezsiniz… 

Ankara Bakıyor…
Ankara Görmüyor!...

Mithatpaşa Caddesinden Sakaya, Tuna Caddesi, Süleyman Sırrı Caddesi; sonra diğer taraftan:  Kumrular, Şehit Adem Yavuz Caddesi, Menekşe,  Sümer, Fevziçakmak Sokakları, …vb. kaldırımları ve parke taşlarını bakmak ve görmek gerek…

Ankara Bakıyor…
Ankara Görmüyor!...

Mezar taşları gibi kaldırıma dikilmiş, yolun güzelliğini ve estetiğini bozan bu anıt taşlar insanları incitiyor, göz zevkini bozuyor. Buralarda sağlı sollu park etmiş yayaların geçmesine asla izin vermeyen arabalar yetmiyormuş gibi bir de bu taşlar… Anlamak mümkün değil…
Arabaların geçit vermemesi neticesinde biraz dikkat eksikliği ile toslayacağınız bu sağlı sollu dizilmiş kabir taşları mutlak bir yerleriniz sakatlar, kırar veya orada hastahânelik olursunuz… Tam anlamı ile ucube… Arabaların yaya kaldırımlarını işgali yetmiyormuş gibi bir de yaya kaldırımlarına sağlı sollu dizilmiş bu taşlara takılmaz mısınız?

Yollara bakın, levhalara bakın, mekanların kurulduğu yerlere bakın, çoğunda bizi biz eden bir kültür, bize ait bir iz, bir tapu, bir mühür göremezsiniz…
Ankara Bakıyor…
Ankara Görmüyor!...

Her ülkede hizmet, halkın ayağına giderken bizim ülkede, hizmetin ayağına halk gönderiliyor. “Hizmet, Aha orda!  Git al!”  deniyor. Tabii orada da alabilirseniz…
Sakarya caddesi üzerinde bir heykel. Hemen her gün buraları mekan edinmiş gençler görürsünüz. Bunların Kimisi gitar çalar, kimisi flüt, kimisi değişik hareketler halinde eli yüzü boyalı bir heykel gibi çıktığı heykele kendini uydurmuş, müzik eşliğinde hareketler gösterir. Önünde sergiye para atmasını beklerler. Bunlar içinde yabancılar da farklı gösterilerde bulunarak etraflarına bir grup halkı toplamayı başarıp CD, kaset, broşür türünden bir şeyler satarlar.
Buralarda, coşkulu klarnet, çomak, darbuka eşliğinde köçek de oynatılır. Aynı görüntüler Yüksel Caddesi, Tunalı ve Kuğulu da rastlamak olağandır.   Giderek yaygınlaşan ve bu görüntülere daha büyük meydanlar, daha kapsamlı gösteriler için örnek teşkil edecek bizi biz yapan unsurlar sergilenemez mi?

Yollara bakın, levhalara bakın, mekanların kurulduğu yerlere, eski ve yeni binalara bakın, çoğunda bizi biz eden bir kültür, bize ait bir iz, bir tapu, bir mühür,  göremezsiniz…
Ankara Bakıyor…
Ankara Görmüyor!...14 Temmuz 2014, Pazartesi, Ankara